Alem “belli eden, bildiren; iz, alâmet, işaret, nişan”dır. Türklerde ilk alem örneklerine Orta Asya hakan çadırlarında rastlanır. Hilâl biçimi alemi ise ilk defa Karahanlılar kullanmıştır. Alem daha çok cami, türbe, medrese, çarşı, imaret gibi dini ve içtimai binalarda kullanılır. Alemi meydana getiren parçalar aşağıdan yukarıya doğru küp, alt bilezik, armut, boyun, üst bilezik ve ay gibi isimler alırlar. Camilerde kubbe tepesinde, minare külahında, şadırvan üst örtüsünde ve minberin ahşap külahında bütünleyici eleman olarak kullanılan alemlerin dikkat çekici bölümü ay kısmıdır; çoğunlukla hilal, boynuz, nal, zombah, yaprak sarık ve benzer şekillerden oluşurlar.

Genel olarak alemin yapı malzemesi bakır ve pirinçtir. Alemlerin dış yüzeyleri hava şartlarından etkilenmemeleri için altın varakla da kaplanırlar. Alem işçiliği kadim bir sanattır, bakır ustaları tarafından icra edilir. Ancak günümüz teknolojik koşullarında birçok ibadethanede plastik, polyester, fiberglas alem kullanımı yaygınlaştığından alem ustaları sanatlarını yeni nesillere aktaracak zemin bulamamaktadırlar. Varlık yarışlarında kadim sanatları icra eden ustaların yanında olmayı şiar edinen Teknom Yapı geleneksel yöntemleri ezber eden ustalarla çalışmakta, alem ustaları da onlardan biri.

 Türkiye’de hala bu sanatı kurdukları atölyelerde yaşatma azminde olan ustalar var. Döverek bakıra şekil veren bu ustalarla daha proje aşamasında fikir alışverişinde bulunup, kubbe yüksekliğine oranla alemlerin boyuna, caminin mimari üslubuna göre alemlerin tarzlarına, estetiğine, geleneksel çizgilerine, malzemenin hangi kalınlıkta kullanılacağına, alem içine destek kurulup kurulmaması gerektiğine karar veriyoruz. Teknom Yapı, ardında “Alem” başlığında da ehil ustalarla uzun ömürlü kalıcı eserler bırakmakta.

alem