İslam mimarisinin mekânlarını tanımlayan, onun geometrik açıklığını ve entelektüel berraklığını ortaya çıkaran gün ışığıdır, ışığa mana katan da Revzen-i Menkuş’lardır. Revzen-i Menkuş (nakışlı pencere) cami duvarlarının iç yüzlerinde görülen bezemeli sabit pencere camlarıdır. Türk mimarisinde revzenler, hem alçı hem cam sanatı açısından büyük önem taşır. Türkler cami gibi abidevi yapılarında pencereyi sadece aydınlatma elamanı olarak değil, aynı zamanda estetik bir figür olarak kullanmışlardır.

Revzenlerde nar çiçeği, lâle, karanfil gibi klasik süsleme sanatının özgün motifleriyle geometrik süslemeler kendine yer bulur. Süleymaniye Külliyesi yapı defterinde, sanat erbabı arasında camcı ustalarının da adlarına yer verilmiş, bu ustalara camgeran denilmiştir. Camgeranlar icra ettikleri sanatla, günün her saatinde değişen gün ışığı ile mimari yapıyı müminler için apayrı bir ibadet ortamına hazırlar. Osmanlı cami pencereleri çift camlı düzeneğiyle özgün bir forma ulaşmıştır. Dışlık denilen petek pencerede alçı bir çerçeve içinde renksiz ve geometrik kesimli camlar kullanılmasına karşılık içliklerde renkli, sanatsal değeri tartışılmayacak revzenler mevcuttur.

Teknom Yapı’nın Revzen-i Menkuş ustaları, diğer ustaları gibi istisnasız restorasyon tecrübesine sahiptirler ve geleneksel yöntemle, mimari ve tezyini programla uyumlu, kimi zaman özgün kimi zaman kökleşik desenlerle imalat yaparlar.

revzenvitray